Ah anneciğim; böyle olsun istemezdim

Ah anneciğim;

Bugün ne çok ağladın. Oysa ağlaması gereken ben değil miydim? Ben ağlayacaktım, sen beni bağrına basacaktın, öpüp koklayacaktın, şefkatle gülümseyecektin. Misafirler dolduracaktı odamızı, hediyeler gelecek, dualar edilecekti. Rengarenk oyuncaklarla, kurdelelerle süslediğin beşiğime yatırıp bana ninniler söyleyecektin. Ben uyurken bile yanımdan ayrılmayacaktın. Büyümemi izleyecektin. Satın aldığın yumuşacık ayakkabılardan önce ellerinle ördüğün mavi çizgili patikleri giydirecektin minnacık ayaklarıma. Öpmeyi ihmal etmeden… Hele birazcık büyüyeyim, şarkılar söyleyip oyunlar oynayacaktık.  Beraber gideceğimiz parkları, yürüyeceğimiz yolları bile kaç kez anlattın bana. Mutlu olacaktık, hep gülecektik.

Hep gülecektik de sen şimdi neden ağlıyorsun anne? Üstelik hiçbir şey de yemedin. Su bile içmedin anne. Ben besleneyim diye öğünlerini hiç ihmal etmezdin anne. Bak acıktım ben de… Dayanmaya çalışıyorum açlığa; ama sen yine de yemeğini ye anneciğim. Hissediyorum senin de takatin kesildi. Sen ayakta kalamazsan ben nasıl yaşarım!

Ah anneciğim;

Az önce canım çok acıdı biliyor musun! Kim itti seni öyle. Kim itip duvara çarptı narin bedenini. İzin verme anne, bir daha kimse dokunmasın sana. Dayanamam ki ben bu sarsıntıya. Senin ağlaman bile minnacık yüreğimi sıkıştırıyor. Yüzünü göremeyeceğim diye çok korkuyorum anne.

Ah anneciğim;

Bugün hiç okşamadın beni. Ellerin neden hep arkanda anne? Üstelik saatlerdir soğuk betonda iki büklüm oturuyorsun anneciğim. Sıcak yuvamıza ne oldu? Farkında mısın bilmiyorum; ama gözyaşların karnına dökülüyor anne. Ağlama ne olur. Ben yağmur altında ıslanmak istiyorum anne.

Ah anneciğim;

Gün sayıyorduk ikimiz de. 27 kere yatcaz kalkcaz ve sonra göz göze geleceğiz. Hesabımız öyle değil miydi anne? Birbirimize öyle söz vermiştik değil mi? Ama ben artık dayanamıyorum, üzüntün kalbimi çok yordu anneciğim. Bir tek nefes dahi alamadan can vermek değil içimi yakan; sana, o güzel yüzüne dokunanamayacağım ya, şefkatli kollarında uyuyamayacağım ya ona yanıyor içim. En çok da hüznüne hüzün katacağım için üzülüyorum anneciğim. Belli ki kötülük sarmış her yanını, vicdansız avcının tuzağına takılmış bir serçe gibi çırpınıyorsun. Üstüne bir de bana üzülüp ağlayacaksın.

Ah anneciğim, böyle olsun istemezdim.

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s