Humans Can Live as Long as They Blow a Soul into Words

writemagazine

Words never get trapped in their dictionary definitions. They roam the inner world of individuals and obtain subjective new meanings. This is the reason you drown in sorrow with the riff of a song that gives joy to everyone surrounding you…

A piece for fall issue of Write Magazine, the magazine of The Writers’ Union of Canada.

 

 

 

 

Türkçesi:

İNSAN KELİMELERE RUH ÜFLEYEBİLDİĞİ SÜRECE YAŞAR

Kelimeler asla sözlüklerdeki anlamlarına hapsolmaz. İnsanların iç dünyasında dolaşır, şahsa özel yeni anlamlar kazanırlar. Anlık heyecanların, anıların, arzuların, mutlulukların, dertlerin ya da hayallerin sözlüğünde etkileyici tanımlarla yer bulurlar. İşte bu aşamada dil, bireyler arasında iletişimi sağlayan araç değildir artık. Durmaksızın kan pompalaması gereken bir kalp gibi hayatın önemli bir parçasıdır. Hayatın rengidir ya da renksizliği… Etraftaki herkesi neşelendiren bir şarkının nakaratında hüzne boğulmanın sebebi budur. Çoğunluğun sıkıcı bulduğu bir şiiri sırf bir mısrasında geçen kelimeler için ezberlemiş de olabilirsiniz. Herkesin güldüğü bir kelime sizi ağlatabilir. Ya da hiçkimsenin umursamadığı bir kelime sizi bir hedef için hırslandırabilir. Çünkü hayatın en önemli anlarında siz o kelimelere ruh üflediniz. Sevgilinizle vakit geçirirken, annenizle vedalaşırken, çocuğunuzla oyun oynarken ya da eşinizle kavga ederken yaptınız bunu. Anadilinize özgün ve ölümsüz bir ruh kattınız.

Bir gün anadilinizi konuştuğunuz toprakları terk etmeniz gerekebilir ya da yeni bir ülkede, yeni bir kültür ortamında hayata sıfırdan başlamak isteyebilirsiniz. İşte o zaman anadilinizle beslediğiniz bu ruhu da valizinizle birlikte yanınızda taşımak zorundasınız. Çünkü yeni ülke ve kültüre tam anlamıyla adaptasyon ve eksiksiz aidiyet duygusunun en önemli şartı, o güne kadar size ‘yabancı’ olan dili hayat diline dönüştürmek. Yabancı dilin hayat diline dönüşebilmesi ise yanınızda taşıdığınız ruhu yeni kelimelerinize başarıyla transfer etmenize bağlı. Yeni ülkede resmi işlemleri halletmekten, ev veya araba satın almaktan, iş bulmaktan, yeni yollara, mekanlara ve komşulara alışmaktan zor bir süreç bu elbette. Çünkü ‘yabancı dil’ normal şartlarda donanım belirtmek üzere özgeçmişe eklenen bir başlık sadece. Duygu yüklenmez yabancı dile ait kelimelerin üstüne. Anlık görevleri vardır onların. Bazen iş görüşmelerinde karşı tarafla anlaşabilmenin anahtarıdır. Bazen de yurt dışı seyahat organizasyonlarını acente yardımı almadan yapabilmenin konforudur. Fakat, yeni ülkenizde hikayenizi, duygularınızı ve düşüncelerinizi eksiksiz aktarmak için bir zamanlar ‘yabancı’ olarak tanımladığınız dili kullanmanız gerekiyor. Sizi ağlatacak, güldürecek, kızdıracak ya da hüzünlendirecek yeni kelimeler ve tonlamalar var artık önünüzde. Değişim kelimelerle sınırlı kalmayacak. Şaşırdığınızda, korktuğunuzda ya da canınız acıdığında anadilinize ait ünlemleri bile kullanamayacaksınız zamanla. Anadile ait ünlemleri kullanmak isterseniz hiçkimsenin sizi anlamadığını göreceksiniz. Acılarınız, sevinçleriniz, haykırışlarınız içinize hapsolacak ve bir süre sonra yeni yaşam alanınıza karşı duygusal kopuş yaşayacaksınız. Bu girdaba düşmemek için anlaşılır olmayı tercih edeceksiniz. Eliniz kapıya sıkıştığında, düşmekten son anda kurtulduğunuzda, mutlu bir haber aldığınızda ya da dikkat çekmek istediğinizde ister istemez yeni ünlemlerle sesleneceksiniz etrafa. Gündelik hayatın hemen her aşamasında bu gerçekle yüzleşeceksiniz. Bir zamanlar ‘yabancı’ olarak tanımladığınız dile ait kelimelere ruh üflemedikçe hayata tam anlamıyla tutunamayacağınızı bileceksiniz. Böylece gönül dünyanızda anlık heyecanların, anıların, arzuların, mutlulukların, dertlerin ya da hayallerin sözlüğü artık yeni bir dilde yazılıyor olacak. Ve bileceksiniz ki; yeni ülkede eviniz, işiniz, arabanız varsa o topraklarda yaşayanlardan biri olursunuz. Yeni hayat diline ait kelimelere ruh üflemeyi başarırsanız da o toprağa, o kültüre ait olursunuz ve yaşarsınız. Çünkü insan kelimelere ruh üfleyebildiği sürece yaşar. Aksi bir durum, yeni bir ülkede uzun soluklu bir intihar girişiminden farksız.

Write Magazine-Sonbahar Sayısı

The Writers’ Union of Canada

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s