hiç iyi değiliz

Nasılsın? _Yeter ki sen iyi ol, ben iyiyim. Sen nasılsın? _Sen iyiysen ben de iyiyim. Doğru değil bunlar. Doğru değil. Hasret renginde kan akıtan yaralarımızı saklıyoruz ikimiz de. İçim yanıyor; sen iyi olasın diye yalan söylüyorum. Biliyorum, için kanıyor; iyi olayım diye yalan söylüyorsun. İkimiz de kötüyüz, ikimiz de acı doluyuz. Biliyorum ağlıyorsun yalnız kaldığın … Continue reading hiç iyi değiliz

“Madem bizim gibi değilsiniz; o zaman hepiniz kafirsiniz”

Dünya tersine döndü sanki. Bir şeyler oldu Katır Nevzat’a. 1995’in 1 Nisan şakası gibiydi… Çilli suratına saçları gibi kızıl sakal ekledi. Yaka bağır açık gezmeyi bırakıp son düğmesine kadar iliklediği hakim yaka gömleklerden giyer oldu. Şalvarı da eksik değildi. Kolunun altına sıkıştırdığı kahverengi ajandayla derneğe gidip gelmeye başladı. Bükük boyun yürüyüşüne de kısa zamanda alışmıştı. … Continue reading “Madem bizim gibi değilsiniz; o zaman hepiniz kafirsiniz”

Cepteki düşman

Ülkede huzur, terör örgütlerinin insafıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi menfaatleri arasına sıkışıp kaldı. Menfaatler üzerinden organize bir gerilim söz konusu. Erdoğan ve destekçilerinin sık sık kullandığı bir ifade var hani; ‘zamanlaması manidar’ diye. İktidar zarar göreceği tüm adımları ‘zamanlaması manidar’ diyerek tu ka ka etmeye çalışırken kendi faaliyet takvimini de bu ifade üzerinden şekillendiriyor. … Continue reading Cepteki düşman

Demokrasimizi vitrine koyduk

‘Kıdemli liberal’ Kazım Berzeg’in ‘Liberalizm Demokrasi-Kapıkulu Geleneği’ kitabına düştüğü önemli bir not var. Diyor ki; “Demokrasi demagojiye, istismara, kargaşaya müsait bir deyim. Yirminci yüzyılın en katı despotizmleri de demokrasi adını kullanabildiler. Komünist, faşist rejimler, literatürde, ‘otoriter demokrasiler’, ‘halk demokrasileri’ gibi ifadelerin kullanılmasını zorladılar. Dünyanın pek çok ülkesinde, vitrin demokrasileri oluşturuldu.” Özgürlük çıtası sokağa çıkma hürriyetine … Continue reading Demokrasimizi vitrine koyduk