Ali Dede’nin bir sınıfı olsa…

Yeni nesil duymamış olabilir ama Ali Rıza Binboğa'nın 'Öğretmen' şarkısı pek çok kişinin hatırındadır. Hani şu "Bir harf için 40 yıl köle olunuyorsa, 29 kere 40 yıl kölesiyiz öğretmenin" sözüyle dinleyeni garip bir hesabın içine çekerek öğretmenleri anlatan şarkı. Hatırlayanlar eski günlere gitmiştir bile. Yarın Öğretmenler Günü. Biz de böyle bir günün öncesinde bu şarkıdan … Continue reading Ali Dede’nin bir sınıfı olsa…

Yarışı benim fanlarım kazandı

Sevgi yarışında zirveye çıkmanın hazzı bir başka olsa gerek. Hele ki o zirve koca bir kıtanın üzerinde yükseliyorsa. Yalnızlığın pek bir afilisini bizlere anlatan Emre Aydın'ın adı yazıyor şimdilerde o zirvede. Çünkü o, geçtiğimiz hafta İngiltere'nin Liverpool şehrinde düzenlenen 2008 MTV Avrupa Müzik Ödülleri (EMA) töreninde 'Avrupa'nın en iyi sanatçısı' ödülünü havaya kaldırdı. Genç sanatçıyı … Continue reading Yarışı benim fanlarım kazandı

O, dünyanın en zeki ikinci insanı

Çocukluğunda en büyük keyfi, eline geçirdiği gazetelerin bulmaca sayfalarındaki zeka sorularını çözmekti Mehmet Murat Sevim'in. İstanbul Atatürk Fen Lisesi'nde okurken bir dergi geçiyor eline. Yayın hayatına yeni atılan Akıl Oyunları Dergisi'nin ilk sayısı bu. Yıllarca gazetelerin bulmaca sayfalarında çözdüğü zeka sorularının her türünü ve daha zor olanını bu dergide bulunca çok seviniyor. Bir yıl boyunca … Continue reading O, dünyanın en zeki ikinci insanı

Çok dilli şarkıların ‘iç’ten sesi…

Etnik kökenli modern müzik deyince akla ilk gelen sanatçılardan biri Rojin. Albümleri Türk, Arap, Fars, Kürt, Asuri veya Keldani müziğinden esintiler barındırıyor. Sahnede Arapçadan Kürtçeye, Bulgarcadan Almancaya kadar 11 farklı dilde şarkı, türkü seslendiriyor. Şimdilerde Deq/Dövme adlı dördüncü albümüyle sevenlerinin karşısında Rojin. Söyleşiye başlamadan önce 'Sadece sanatını konuşalım.' diye bir teklif sundum Rojin'e. 'Çok sevinirim.' … Continue reading Çok dilli şarkıların ‘iç’ten sesi…

Tencere kapağından dünya şampiyonasına…

Kalabalık şehir trafiğinde bin bir cambazlık sergileyerek gazlayan, zikzaklar çizen gösteri sevdalısı cadde çocukları değil onlar. Hünerlerini pistlerde sergilemeyi tercih eden, spor mantığıyla dağ bayır demeden hızlı araba süren gençler. Gazete sayfalarını doldurmayan, televizyon programlarından taşmayan, haliyle ülkemizde tutkunları haricinde pek de rağbet görmeyen bir sporla, ralliyle uğraşıyorlar. Zaten onlarınki de tutkuyla başlayan bir süreç. … Continue reading Tencere kapağından dünya şampiyonasına…

Dünyanın öbür ucundaki yetimler sesleniyor: BİZİ UNUTMAYIN

 Ayrılık vakti yaklaştıkça her cümlenin, her gülüşün, her hüznün, her bakışın ardına “Bizi unutmayın” arzusunu ekleyiverdi dünyanın öbür ucundaki yetimler. Öyle mesafenin uzaklığını anlatmanın mübalağalı kullanımı değil bu ‘dünyanın öbür ucu’ ifadesi. Uçakla dahi 15-16 saatlik yolculuktan sonra ulaşılabilen bir memleketin yetimleri onlar. Arada on bin kilometrenin üzerinde bir mesafe var. Pek çok kişinin … Continue reading Dünyanın öbür ucundaki yetimler sesleniyor: BİZİ UNUTMAYIN