İstanbul’un orta halli vatandaşlarını barındıran Bağcılar ilçesine bağlı Merkez Mahallesi’nin ara sokaklarından biri. Sokaktaki sabah sessizliği koca bir kamyonun gürültüsüne boğuluyor bir anda. Sokak başındaki apartmanın terk edilmeye hazır birinci katındaki sessizliği bozan ise yedi yaşındaki Batmanlı Bekir’in uyanır uyanmaz ağzından dökülen ‘Kamyon geldi mi?’ sorusu oluyor. Üç yıl önce ekonomik sıkıntılardan kurtulmak için Batman’ın … Continue reading Geldim gördüm yenildim dönüyorum!
Category: xxx
Guantanamo zulmü mahkumları şair yaptı; adalet yok, şiir var…
'Neden orada olduğunu bilmeden daracık bir kafeste ömür tüketmek!’ 11 Eylül saldırıları sonrası en temel insan haklarının hiçe sayıldığı Guantanamo’da ömür çürüten Müslüman mahkûmlarınki tam da böyle bir hayat. Cenevre Sözleşmeleri’nin en temel koşullarına aykırı biçimde neyle suçlandıklarını bilmeden ve yargı önüne çıkarılmadan esaretlerinin yedinci yılına giriyor yüzlerce mahkûm. Kafeslerinin dışında ne olup bittiğinden bihaber, … Continue reading Guantanamo zulmü mahkumları şair yaptı; adalet yok, şiir var…
Önce Fatiha, sonra tezahürat
İstanbul’dan yola çıkıp da Anadolu’ya varmak isteyen biri için tek yön doğu değil. İnsanıyla, kültürüyle, camisiyle, çeşmesiyle, çarşısı pazarıyla bir Anadolu daha var bambaşka bir coğrafyada. Batı’da, Avrupa’nın ortasında. Orası Bosna. Çok değil 13-14 yıl öncesinde Boşnakların sistematik soykırıma uğradığı, yakın tarihin en büyük utanç tablosunun Sırp ve Hırvat silahlarından çıkan kurşunlarla çizildiği acılı topraklar. 1992’den … Continue reading Önce Fatiha, sonra tezahürat
Derin dizilerin uzun havası
Önce Kurtlar Vadisi Irak filmi, ardından Kurtlar Vadisi Pusu, Köprü ve Pars Narkoterör dizileri. Hatta bunlara Yabancı Damat dizisi de eklenebilir. İşledikleri konularla geniş kitleleri televizyon başına bağlayan bu yapımların ortak bir özelliği var. Filmin en can alıcı anlarında, seyirciyi hüzne boğan güçlü bir sesin uzun havası duyuluyor. Hikâyeyi güçlü kılan bu sesi duyanların, sahibini … Continue reading Derin dizilerin uzun havası
Cepten değil, çöpten yiyorlar!
Çöp yığınlarında yiyecek, giyecek arayan insanoğlunu gösteren fotoğraf kareleri dünyanın neresinden yansırsa yansısın hemen herkesin içini burkar. Önce derin bir acıma duygusu, hemen ardından yardım etme isteği uyanıverir bir anda artıklarla yaşamaya çalışan garibanlara. Biraz da o ülkenin veya şehrin yöneticilerine kızgınlık... Çeşitli nedenlerle hayata tutunamayan insanları çöplüklere muhtaç bıraktıkları için. Açlık sınırının altında hayat … Continue reading Cepten değil, çöpten yiyorlar!